Sponsor içerikler

El Dezenfektanı İle İlgili Şaşırtıcı Gerçekler

Onlar artık hayatımızın ayrılmaz birer parçası. Ofiste, mağaza girişlerinde, alışveriş merkezlerinin kapı önlerinde… Neyden söz ettiğimizi gayet iyi biliyorsunuz: el dezenfektanı. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid19’ a karşı insanlığın en etkili silahlarından birisi olan ve gerek şişelerde gerekse sıkma ünitelerinde karşımıza çıkan el dezenfektanlarına sizler için yakından baktık. Günümüzde çoğu insan, çantasında veya cebinde bu mütevazı kahramana yer verse de çok azının bilgi sahibi olduğunu gördük. İçeriği, tarihçe ve türlü özellikleri ile herkesin konuştuğu, evinden – çantasından eksik etmediği el dezenfektanı ile ilgili şaşırtıcı gerçekler. 

İlk El Dezenfektanı Ne Zaman Üretildi? 

Günümüzde özellikle Covid19 Virüsüne karşı kullanılan el dezenfektanı çeşitlerinin %60 ve üstü oranda alkol içerdiği bilinen bir gerçek. Alkol mikrop, bakteri, virüs gibi patojenlerin (canlı organizmaları hasta eden mikroorganizmalar) hücre çeperlerini ortadan kaldırarak onların ölmesine neden olduğu için oldukça etkili. Alkolün bu mikrop öldürücü etkisi ilk olarak 1888 Yılında keşfedildi. Ancak bildiğimiz anlamda ilk el dezenfektanı bize çok daha yakın bir tarihte üretilmeye başlandı. 

Bildiğimiz anlamda, büyük oranda alkol içeren ancak bir tür jel formunda karşımıza çıkan ilk el dezenfektanı, 1966 Yılında California – Bakersfield’ da bir hemşirelik öğrencisi olan Lupe Hernandez Tarafından üretildi. Alkolün, hastane içinde kullanımını daha pratik ve işlevsel hale getirmek için üretilen ilk el dezenfektanı özellikle 1980’li yılların ikinci yarısında başta hastaneler olmak üzere pek çok alanda kullanılan popüler bir ürün haline geldi. Ancak yakın zamanda H1N1 Virüsü’ nün ortaya çıkması ve bir tür salgın haline gelmesi sonrasında ilk kez toplum tarafından kullanılmaya başlandı. 

Pandemi süreci, tüm dünya ülkelerindeki el dezenfektanı taleplerini inanılmaz derecede arttırdı. Özellikle Hindistan’ da, “el dezenfektanı” pandeminin ilk zamanlarında bulunmaz bir üründü ve marketlerdeki çoğu markanın %61’ i yeni kurulmuş firmalardı. Hindistan’ da el dezenfektanı üreten yeni pek çok firmanın ürünleri hakkında farkındalık meydana getirmek için e-ticaret sitelerini ve interneti yaygın olarak kullandıkları da biliniyor. 

Her Dezenfektan, “El Dezenfektanı” Değildir! 

ABD’de bulunan The American Journal of Infection Control (Amerikan Enfeksiyon Kontrol Dergisi) özellikle virüslere karşı el dezenfektanı kullanımının elleri sabunla yıkamaktan çok daha etkili bir önlem olduğunu ileri sürdü. Sonrasında ise özellikle herkes bir tür “el dezenfektanı” hezeyanı içerisinde çeşitli internet sitelerinden, market ve eczanelerden ürünleri tedarik etmeye başladılar. Ancak bir el dezenfektanının gerçek anlamda etkili olabilmesi için, içindeki alkol oranının en az %60 olması gerekiyordu. Üstelik “el dezenfektanı” adı altında satılan pek çok ürün, jel haline getirilmiş sabunlu su veya sabun içeriğinden başka bir şey değildi. Evet sabun ve su, mikrop – bakteri – virüs ve hatta mantar gibi zararlı mikroorganizmaların yok edilmesinde etkili, ancak alkol kadar değil. 

E-Ticaret Ve “El Dezenfektanı”

Özellikle Hindistan’ da, Covid19 Virüsü ile el dezenfektanı konusunda nasıl ve ne tür bir talep patlaması olduğundan söz etmiştik. Pandemi süreci tüm dünyada eğitimden alışveriş alışkanlıklarına ve hatta tüketime kadar hemen her şeyi kökünden değiştirdi. Online dersler, dijital sınıflar, internet üzerinden eğitim ve elbette alışveriş, geride bıraktığımız on yıllık süreçte hiç bu kadar talep görmemişti. Aynı durum, online kurs veren firmalarda da yaşandı. Günümüzde özellikle yabancı kaynaklarda virüs ve bakterilerin kağıt paralar üzerinden yayıldığına dair nispeten doğru bir kanı var. Pandemi sürecinde eğitim, alışverişe ek olarak “para” nın dahi dijitalleşmesini savunan pek çok kişi ortaya çıktı. Peki özellikle kağıt banknotlar konusundaki endişe ne derece haklı? 

Bugün alışveriş merkezlerinden mağazalara kadar el dezenfektanı kullanmanın haklı gerekçeleri var. Çünkü kağıt paranın elden ele dolaştığı bu tarz noktalarda yapılan araştırmalarda çoğu kağıt paranın üzerinde Salmonella, Hepatit A, Herpes, Coli Basili gibi tehlikeli sayılabilecek bakterilere rastlandı. İlerleyen günlerde tüm dünyada dijital paraların yaygınlaşması, pek çok çevre tarafından beklenen bir hamle. 

Bu arada, alkol oranı yüksek ve kaliteli el dezenfektanı ürünleri için sitemiz ucuzagidiyor.com adresini tercih edebilirsiniz. Adından da anlaşılacağı üzere Ucuzagidiyor.com, sizlere uygun fiyatlı ve kalitesi yüksek ürünler sunan bir e-ticaret sitesidir. Sokağa çıkma yasaklarını delmeden, riske girmeden el dezenfektanı siparişi için Ucuzagidiyor.com, sizlerle. 

El Dezenfektanı Mı? Sabun Mu? Yoksa Kolonya Mı? 

Virüs, bakteri, mikrop veya mantar gibi zararlı mikroorganizmalara karşı kullanılan pek çok ürünün etkili olduğu söylenebilir. Ancak alkol oranı oldukça yüksek olan el dezenfektanı ürünlerinin, etkinlik konusunda tartışmasız bir üstünlüğü var. Uzmanlara göre, el dezenfektanı için en güçlü alternatif duvar, cam yüzey ve benzeri yüzeylerin silinmesinde kullanılan temizleyiciler. Fakat bu tipteki temizlik ürünlerinde insana zarar verebilecek maddeler olduğunu da ekleyelim. 

Yurt dışında olmasa da özellikle ülkemizde yaygın olarak kullanılan “kolonya” uzmanlara göre el dezenfektanı için en güçlü alternatif. Hatta pandemi sürecinde özellikle Fransız Basınında, Türkiye’ deki vaka azlığının nedeni olarak “kolonya” gösterildi. Kolonyalar da yüksek oranda alkol içeriyor ve el temizliği için etkili. Yine de el dezenfektanı ürünlerinin kolonyanın bir adım ötesine geçmesini sağlayan unsurlar var. Etil alkol, mikropların başlıca düşmanı olarak görülüyor ve özellikle el dezenfektanlarında yoğun oranda kullanılıyorlar. Üstelik pek çok el temizleyici dezenfektanın farklı ve keskin olmayan bir kokuya sahip olması, el dezenfektanı ürünlerini kolonyanın önüne geçiriyor. 

Peki ya eski usul el temizliği? Su ve sabun? Evet su ve sabun ile ellerinizi yıkamak ta virüslere karşı etkilidir. Buna karşın bir “el yıkama” sürecinin en az 20 saniye sürmesi gerekiyor. Sabundaki çeşitli maddelerin su ile birleştiklerinde mikrop ve virüslere karşı etkili olduğu doğru. Yine de uzmanlar alkol oranı yüksek bir el dezenfektanı ürününün korunmak için en iyi ve etkili şey olduğunu savunuyorlar. 

Bu Da Oldu: Aromalı El Dezenfektanları 

Özellikle limon kolonyasının el temizliği için etkili olduğu doğru. Ancak keskin kolonya kokusu, özellikle toplu alanlarda bazı insanları rahatsız edebiliyor. Pandemi sürecinde popüler olan el dezenfektanı tam da bu noktada imdada yetişiyor. El temizleyici dezenfektanların %40 kadarı parfüm, renklendirici, gliserin ve benzeri maddelerden oluşuyor ve bu karışım sayesinde ürünleri her yerde, cildimiz zarar görmeden kullanabiliyoruz. Elbette bu yüzde içine çeşitli “parfüm” ve “koku” lar da dahil. Hatta aromalar da…

Pandemi sürecinde el dezenfektanı satışlarının patlaması, üreticileri çok ilginç aromalarla üretim yapmaya itti. Kahve, meyve, hatta ünlü kahve zincirlerinde çokça tüketilen “Pumpkin Spice Latte” aromalı el dezenfektanları, pandemi sürecinde raflardaki yerini aldı.

Önce Temizlik Ve Önlem, Sonra El Dezenfektanı 27

El dezenfektanı, virüs ve bakteriler için ciddi ölçüde etkili bir silah olabilir. Buna karşın, uzmanlar toplumun el dezenfektanı kullanma yöntemlerini onaylamıyorlar. El dezenfektanının etkili olabilmesi için ellerinizin her yerine ulaşması ve bunun için de yine belli bir süre ellerinizi ovuşturmanız ve dezenfektan kuruyana kadar beklemeniz gerekiyor. Yine yapılan araştırmalar, el dezenfektanı kullanmanın yanında el yıkamanın, maske ve eldiven kullanmanın önemine de işaret ediyor.

Yazar Hakkında

Aykut Başyiğit

2012 yılından beri SEO ve Dijital Pazarlama ile ilgileniyorum. Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiyim. Aynı zamanda SEO ajansım üzerinden kurumsal firmalara danışmanlık hizmeti sağlıyorum.

Yorum Yaz